Türkiye Makro Gündemi: Rezervler, Enflasyon ve Faiz Dengesi

Türkiye’nin olası kredi notu artışında rezervlerin kalıcı biçimde güçlenmesi öne çıkarken, sıkı para politikası ve bankacılık sektörünün dayanıklılığı destekleyici görülüyor.

Türkiye’nin kredi notu “BB-”, görünümü ise “durağan” seviyesinde korunurken, olası bir not artışının temel koşulu olarak uluslararası rezervlerde kalıcı iyileşme öne çıkıyor. Son dönemde kısmen toparlanan rezervler, jeopolitik gerilimler öncesindeki seviyelerin altında bulunuyor.

Ekonominin küresel belirsizliklere karşı görece dayanıklı görünmesine rağmen yüksek enflasyon ve dış denge riskleri önemini koruyor. Enflasyonist baskılarda sınırlı bir hafifleme gözlense de yüzde 30’un üzerindeki oranlardan düşüşün zaman alacağı değerlendiriliyor.

Para politikasında süreklilik belirleyici

Enflasyonu sürdürülebilir biçimde düşürme programına bağlılık, beklentilerdeki kazanımların korunması açısından kritik görülüyor. Reel faizlerin lira cinsi varlıkların cazibesini desteklemesi ve dövize yönelimi sınırlaması, dezenflasyon sürecinin başlıca dayanakları arasında yer alıyor.

Dolarizasyon oranının yüzde 38 civarında istikrarlı seyretmesi, para politikasındaki sıkılığın döviz talebinde belirgin bir bozulmayı engellediğine işaret ediyor. Bununla birlikte süreç; politika güvenilirliğinin, kararlılığın ve rezerv birikiminin devamına bağlı kırılgan bir denge taşıyor.

Dış şoklara karşı tamponlar

Bankacılık sektörünün sağlıklı yapısı ve ekonominin dış finansmana erişim kapasitesi, bölgesel ve küresel şoklara karşı önemli tamponlar oluşturuyor. Kredi notunun yukarı yönlü hareket edebilmesi için bu dayanıklılığın rezervlerde süreklilik gösteren güçlenme ve enflasyonda kalıcı düşüşle desteklenmesi gerekiyor.