Küresel Turizm ve Bölgesel Yatırım Gündeminde Orta Doğu Etkisi
Turizmde toparlanma sürerken Orta Doğu gerilimi seyahat akışlarını ve maliyetleri baskılıyor; Ürdün ve Katar’da yatırım odaklı adımlar öne çıkıyor.
Küresel turizmde toparlanma devam etse de Orta Doğu’daki çatışmalar sektör görünümünü daha kırılgan hale getiriyor. OECD ülkelerinde uluslararası turist gelişleri 2025’te yüzde 3,4 artarak 847 milyona çıktı ve rekor seviyeye ulaştı; ancak büyüme hızı 2024’teki yüzde 8,1’lik güçlü toparlanmanın altında kaldı.
Bölgedeki güvenlik endişeleri, uçuş bağlantılarındaki aksama riski ve artan maliyetler seyahat kararlarını etkiliyor. Bu tablo özellikle Orta Doğu destinasyonlarını ve Körfez üzerinden hava bağlantısına bağımlı pazarları daha fazla zorluyor. Seyahat edenlerin daha tanıdık, daha uygun fiyatlı rotalara yönelmesi, daha kısa konaklamaları tercih etmesi ve iptal riskini daha fazla hesaba katması bekleniyor.
Ülkeler arasındaki performans farkı belirgin. Finlandiya, Japonya, Güney Kore ve Norveç 2025’te çift haneli turist artışıyla rekor seviyelere çıkarken, Kanada, Almanya, İrlanda ve ABD’de uluslararası gelişler geriledi ve pandemi öncesi seviyeler henüz yakalanamadı. İsrail’de ise bölgesel çatışmaların etkisi çok daha sert hissedildi; girişler pandemi öncesinin oldukça altında kaldı.
Ürdün tarafında 700 milyon dolarlık yeni finansman, makroekonomik istikrarı özel sektör yatırımı ve istihdama dönüştürme hedefini destekliyor. Ülke 2025’te yüzde 2,8 reel büyüme kaydederken, son yıllarda kredi notu görünümünde de iyileşme sağladı. Programın odağında iş yapma süreçlerini sadeleştirme, finansmana erişimi genişletme, dijital ve yeşil dönüşümü hızlandırma ile enerji sektöründe özel yatırımların önünü açma başlıkları var.
Katar’da ise doğrudan yabancı yatırım ivmesi güçlü kaldı. 2025’te 373 proje üzerinden 3,4 milyar dolarlık yatırım harcaması çekildi ve 15.051 yeni iş yaratıldı. Yeni proje sayısının bir yılda yüzde 52 artması, ülkenin yatırım çekme kapasitesinde belirgin bir genişlemeye işaret ediyor.
Katar’daki yatırımların yarısından fazlası sıfırdan kurulan projelere yönelirken, projelerin yaklaşık yarısı orta ve yüksek teknoloji sınıfında yer aldı. Tüketici ürünleri, iş hizmetleri, gıda ve içecek, yazılım ve bilgi teknolojileri ile tekstil sektörleri toplam proje sayısının büyük bölümünü oluşturdu. Bu görünüm, bölgesel belirsizliklere rağmen Körfez’de seçici yatırım akışının sürdüğünü gösteriyor.